18 Mart 2008 Salı
14 Aralık 2007 Cuma
Bugun Ölüm bir başka güzel geldi bana
Bugun Ölüm bir başka güzel geldi bana
Her bir sevdanın arkasında buğulu bir bakışın edasıyla baktım ölüme,
Bugun Ölüm bir başka geldi bana,
Sessiz sedasız bir akşam fısıltısı oldu kollarımda,
Bugun Ölüm geldi bana,
Terketmenin erdeminden bahsetti herşeyi,
Bugun Ölüm bana,
Bir başka anlattı kendisini sevenlerini,
Bugun Ölüm,
Hergünün Ötesindeydi, bütün görünmezliğinin gizeminde,
Bugün,
Anladımki Yaşamı sevdirendi ve özlemini hasretini içimizde bir başka yaşatandı ölüm,
Bir kardeşini kucaklarcasına sarıldığımız,
Bizi bize tanıtmaya çalışan bir arkadaştı.
Özgür Mavituna
6 Kasım 2007 Salı
Sümela Manastırı/
Kadıköy'de bir akşamüstü
Korkularım var,
Ama, seninkilerden daha büyük.
Senin korktuklarından da, korkuyorum ben.
Hasretlerim var,
Seninkiler kadar, uçsuz bucaksız.
Bir ucu, mavi
Bir ucu, siyah.
Mavi sana kavuştuğum,
Siyahsa; asla kavuşamayacağıma inandığım.
Ve sevgim;
Sevgim öyle büyük ki,
Seni milyonlarca kez sevebilirim.
Tuba Sapan
Kadıköy İskeleden Bakış
çiçekler, böcekler...
07 Mayıs 2007 Pazartesi
GÜL
Dünyaya geldiğin zaman; sen feryat ediyordun, herkes bayram ediyordu. Öyle bir hayat yaşa ki; ayrıldığın zaman herkes feryat etsin, sen bayram et.
Bir Kızılderili atasözü
dedikodu yapmak , şeytanla dama oynamak gibidir; bazen kazanırsınız, fakat çoğu kez kendi oyununuzda tuzağa düşersiniz.
kızılderili atasözü
papatyalar
Bütün hastalıklar zihinden kaynaklanır. Zihinde ona karşılık gelebilecek bir model oluşturulmadıkça, bedende hiçbir şey belirmez.
Bilinçaltının Gücü
Joseph Murphy
25 Mart 2007 Pazar
PEMBE UMUTLAR
İnanç; toprağa ekilen tohuma benzer.Ne ekersek onu biçeriz. Zihnimize ektiğimiz fikir tohumu da, umutla sulanıp büyüyecek, somutlaşacaktır.
Armutlu/ YALOVA
3 Kasım 2007 Cumartesi
Sapanca Gölü
kazak Örgü fotoğrafı
sarmaşıklar
Balsac
Armutlu/ YALOVA
Doğal Denge bozulunca....
Çağımız medeniyeti kötü durumdadır. Çünkü; bize uygun değildir. Bu medeniyet, bizim gerçek tabiatımız bilinmeden kurulmuştur. İlmi buluşlardan, insan iştihasından, hayallerinden, teorilerinden ve arzularından doğmuştur. Bizim tarafımızdan kurulmuş olmasına rağmen, bizim ölçülerimize göre olmamıştır.
Bunların kötü tesirleri, kendimizi gereği gibi dikkate almayışımızdan ileri gelmiştir. Mekaniğe, fiziğe ve kimyaya eski hayat şekillerimizi değiştirme gücü veren şey; bizim kendimizi bilmeyişimiz, bu hususdaki cehaletimizdir.
İnsan, herşeyin ölçüsü olmalıydı. Oysa ki; insan, oluşturduğu alemde bir yabancıdır. Bu alemi, kendisi için teşkilatlandırmayı bilememiştir. Çünkü; kendi tabiatına dair müsbet bilgisi yoktur.
Demek ki; cansız şeyler ilimlerinin, canlı varlıklar ilimlerine nazaran muazzam ilerleme kaydetmiş olması, insanlık tarihinin en feci olaylarından biridir.
Zekamız ve buluşlarımızla kurulan çevre, bizim ne boyumuza, ne de biçimimize uygundur. Bu çevrede bedbahtız. Ahlaken ve zekaen dejenere oluyoruz.
Alexis Carrel
(İnsan Denen Meçhul kitabından.)